Y

 

  • Yağmur rahmet, gözyaşı ruhun sevinci, acısı, teri, kiri, nefreti, kininidir.
  •  
  • Yağmurda ıslanmayanı güneş, aşkta sırılsıklam olmayanı ateş kurutup yakmaz.
  •  
  • Yalakanın makamı olur, itibarı olmaz.
  •  
  • Yakınmak, hayatı bitirir.
  •  
  • Yalan konuşana dinleyen gerekmez.
  •  
  • Yalan söz, doğru sözden çabuk yayılır.
  •  
  • Yalan ve inkâr, kurtuluşu olmayan bir hastalıktır.
  •  
  • Yalan da yılan da ayakta tutulmaz. /durmaz.
  •  
  • Yalanı da yılan gibi, uzun süre ayakta durmaz. 
  •  
  • Yalan bilgi, doğru bilgiden hızlı yayılır.
  •  
  • Yalancı, yemin etmekten utanmaz.
  •  
  • Yalancı, yemine doymaz.
  •  
  • Yalancılık, en büyük hırsızlıktır.
  •  
  • Yalancı da yılanda insanı diliyle korkutur.
  •  
  • Yılan gibi yalancı da insanı diliyle korkutur.
  •  
  • Yalancının sözü yılana benzer; eğriliği görülür, doğruluğu görülmez.
  •  
  • Yalana vakit, dar gelir.
  •  
  • Yalnızlık en büyük yoksulluktur.
  •  
  • Yalnızlıkta en iyi öğretmen kitap, toplumda hayattır.
  •  
  • Yalnızlık; güç, cesaret ve bilgelik ister.
  •  
  • Yanılgı; az da az olur, çok da çok olur.  
  •  
  • Yanılmayan kul, kul olmaz, Allah olur.
  •  
  • Yanlış yaşayıp alışkanlıklarını değiştirmeyenler, tez zamanda hayatlarını değiştirirler. 
  •  
  • Yanlış budanan ağaç, ya kurur, ya çalı çırpı olur.
  •  
  • Yanlış hal ve hareketlerimiz, zamanla bizde tik oluşturur, tiklerimiz de hastalık.
  •  
  • Yanlış kullanılan düşünce özgürlüğü, doğacak olan bütün yeni düşüncelerin boğulmasına neden olur.  
  •  
  • Yanlış soruya, doğru cevap verilmez.
  •  
  • Yanlışın peşine düşen, yanlışı daha çok büyütür.
  •  
  • Yanlışlarımızı, zaaflarımız oluşturur.
  •  
  • Yanlışta olsa sen düşünmeye çalış, nasıl olsa bir gün aklın seni doğru düşünceye sevk eder.
  •  
  • Yanlıştan doğruyu ayırmak, akıl işidir.
  •  
  • Yanlıştan dönüp sözünü tutanı; kul bağışlar, Allah affeder.
  •  
  • Yanmayan yüreğin, dili olmaz.
  •  
  • Yapılan hatanın ilki saflık, ikincisi aptallıktır.
  •  
  • Yapılan her işin tekrarı, tekrarı yapan uzva meleke kazandırır.
  •  
  • Yaranın ilacı mehlem, kalbin ilacı sevgidir.
  •  
  • Yaratanla yaratılan arasındaki fark, Allah (Yaratan), külli akıl, ilim ve iradenin tümünü kullanırken, yaratılan insan ise, bunların verilen ve müsaade edilen kadarını yani, cüzisini kullanır.
  •  
  • Yaratanını, ananı, babanı, vatanını, milletini, bayrağını, vatan üzerinde dalgalanan bayrak etrafında oluşturulmuş tüm ortak değer ve yargılarımıza sahip çıkıp, onları sevip sayarak yaşatmayı, muhafaza ederek koruyup, kollamayı, her şeyden üstün tutup yüceltmeyi, kanımızdan, canımızdan aziz bilmeliyiz. Çünkü canın, malın, ibadetin, neslin devamı ancak bunların korunup, kollanıp yüceltilmesiyle sağlanır. Aksi takdirde hiçbirimizin, hiçbir şekilde yaşama, hiçbir şeyi de yaşatma şansımız olmaz.
  •  
  • Yaratılışta herkesin aklı birbirine denk olsa da, çalışanın ki ister istemez sonunda artış gösterir.
  •  
  • Yaratılışta karanlığa düşen ışığın (ruhun) yönünün, iyiye ve güzele doğru çevrilip eğitilmesi gerekir ki, insan, insan olsun. 
  •  
  • Yaratılmış tüm varlıklardan akılla yararlanılır. Akıl dışı hareket edenler, kendilerini kandırıp başkalarını aldatırlar.
  •  
  • Yarayı saran, yüreği sarılan tedavi eder.
  •  
  • Yâre verilen her şey azdır, yârin bize verdiği her şey bizim için kâfidir.
  •  
  • Yargıcın adili; hak ve hukuk karşısında deveyle pireyi, kralla köleyi bir edendir. 
  •  
  • Yargılarımızı oluşturan düşüncelerimiz, düşüncelerimizi oluşturan yargılarımızdır.
  •  
  • Yargılarımızı oluşturan düşüncelerimizin panzehiri, yine kendi düşüncelerimizdir. 
  •  
  • Yargılarımızın oluşturulmasını sağlayan düşüncelerimiz, onların tekrar değiştirilip kaldırılmasını da sağlar.
  •  
  • Yarın başarılı olmak isteyen, bu günkü rahatına kıysın.
  •  
  • Yarın çekilecek acının sancısı, bu günden başlar.
  •  
  • Yarını, bu gün satın alır.
  •  
  • Yarını umut etmeyen, güneş doğup sabah olduğunda, baş ağrısı çeker.
  •  
  • Yarını umut etmeyen, geleceğin ne getireceğini bu günden bilemez.
  •  
  • Yarını umut etmeyen yaşadığı günün kazancını bilemez.
  •  
  • Yarının başarısı bu günden rahatına kıyanlarındır.
  •  
  • Yasaları insanlar yapar, hatasız insan olmayacağına göre hatasız yasa da olmaz. Onun için zaman zaman adalet yerini bulmaz. Ama toplum düzeni açısından yasalara rıza gösterip katlanmak gerekir.
  •  
  • Yaşadığımız gün, yaşayacağımız her günün aynasıdır.
  •  
  • Yaşadığımız dünyada, arayan, aradığı her şeyi bulur.
  •  
  • Yaşadığı hayatı paylaşmasını bilmeyen, mutlu olamaz.
  •  
  • Yaşadığımız hayatı bize zorlaştıran şeyler, aramızdaki ahmakların yalakalık olsun diye başkalarına yaptıkları akılsızlıklarıdır.
  •  
  • Yaşadığımız dünyada, hiç bir sorunun kesin olarak doğru cevabı yoktur. Doğruya daha çok yakın olan cevap vardır.
  •  
  • Yaşadığımız hayat, her şeyi vicdanımızda birbirinin karşıtı olan duygularla oluşturup var eder.   
  •  
  • Yaşadığın hayatta, hayal kırıklığına uğrayıp pişmanlık duygusu içinde yaşamak istemiyorsan şayet, gördüğün beni değil,  görmediğin “ben”i sev ki, dünyada kalıcı bir dostun olsun.
  •  
  • Yaşadığımız hayata yön verip yaşarken, mutluluğu da hüznü de sağlayan biziz. 
  •  
  • Yaşamakla ölmek arasında bir tek fark var. O da, ikiyüzlü hayattan tek yüzlü hayata geçiştir. 
  •  
  • Yaşamakla ölmek arasındaki fark; yaşarken sadece, sabahtan akşama aydınlığı, akşamdan sabaha da karanlığı yaşarız. Aydınlığı yaşarken uyanık, karanlığı yaşarken de uyur kalırız. Ölüm halinde de; ya hep sabahı, ya da hep akşamı yaşarız. Yaşarken de ya hep aydınlıkta, ya da hep karanlıkta uyku halinde kalırız. Aydınlıkta güzel uyurken, karanlıkta hep kâbus görürüz.
  •  
  • Yaşamı anlamayanlar anlamadıkları yaşta (17 – 21’inde ruhen) ölürler, fakat daha sonra (65 – 70’inde bedenen) gömülürler.
  •  
  • Yaşanılan her gün, bir önceki günün aynısıdır. Tıpkı çemberin her dönüşünde yol almasına benzer. (Ya da aynı oyunun her gün sahnelenmesinde olduğu gibidir.)  Onu acı ya da tatlı yapan elbette yine biziz.
  •  
  • Yaşanılan her gün bir önceki günün aynısıdır. Tıpkı her gün bir oyun olarak oynayıp yaşadığımız hayat gibi.
  •  
  • Yaşlanan bedende akıl, erginleşip olgunlaşır.
  •  
  • Yaşlanan insanın her geçen gün dünyadaki yalnızlığı artar.
  •  
  • Yazarın kişiliği, yazdığı kitaptır.
  •  
  • Yazılı kuralları olmadığı halde, yanılmayan tek doğru kitap, vicdandır.
  •  
  • Yazıya dönüşmemiş düşünce, silgi ile silinmez.
  •  
  • Yelesini çakala kaptıran aslan, her şeyini kaybeder.
  •  
  • Yemeğe bakmakla tat alınmaz, koklamakla karın doymaz.
  •  
  • Yemeğe bakmakla tat alınıp, karın doysaydı. Şimdiye kadar dünyada açlıktan hiç kimse ölmezdi.
  •  
  • Yemeğe bakmakla tat alınsa da, karın doymaz. Çünkü bakan göz, doyacak olan karındır.
  •  
  • Yeni doğan her çocuk, Rab’in güzelliği ile doğar.
  •  
  • Yenilen hak, hazmedilemez.
  •  
  • Yenilik; yaşadığımız hayatı zenginleştirip, güzelleştirir.
  •  
  • Yeryüzünde duran durgun su, gökyüzüne ayna görevi yapar.
  •  
  • Yeryüzündeki durgun su, gökteki yıldızlara ayna olur.
  •  
  • Yeryüzünde, insan kadar alçalıp yükselebilen, bir başka varlık yoktur.
  •  
  • Yeri gelince ağlamasını bilmeyen insan; yiğit değil, korkaktır.
  •  
  • Yeri gelince ölmesini bilmeyen, daha iyi bir yaşamı hak etmez.
  •  
  • Yeryüzünde sevgiye cevap vermeyecek, insan dışında bir başka nankör varlık yoktur.
  •  
  • Yeşermeyen tohum ekin vermez.
  •  
  • Yetenek, cesaret ister.
  •  
  • Yeteneklerimizin kaynağı özümüz, alışkanlıklarımızın kaynağı kalbimizdir. 
  •  
  • Yeteneklerimizi özümüz, alışkanlıklarımızı kalbimiz oluşturur.
  •  
  • Yeteneklerinin farkında olan insan, güçlüdür.
  •  
  • Yiğit sözünden ve özünden, korkak yalanından ve yolundan dönmez.
  •  
  • Yılan deliğe, yalancı yatağa girmeden doğrulmaz.
  •  
  • Yılan gibi eğri olanın doğrusu olmaz.
  •  
  • Yılan ve yalancıda doğruluk aranmaz.
  •  
  • Yılan gibi yalanda ayakta durmaz.
  •  
  • Yılan gibi yerde sürünenin vicdanı olmaz. Çünkü o her haliyle soğuktur. 
  •  
  • Yılana dolanan yılan, yalana dolanan yalancı olur.
  •  
  • Yılanı delik, yalancıyı önce yatak, sonra vicdanı düzeltir / doğrultur.
  •  
  • Yıllar cildimizi buruştururken, ruhumuza ütü yapar.
  •  
  • Yırtıcı kuşun, gagası eğri olur.
  •  
  • Yokluk, güzeli çirkin eder.
  •  
  • Yokluk bütün çirkinlikleri üzerimize çeker. 
  •  
  • Yol eğri de olsa,  akıl onu düz eder.
  •  
  • Yokluk yasayı, varlık kasayı çoğaltır.
  •  
  • Yol gittikçe, ömür yaşadıkça tükenir. Ama akıp giden zaman hiç tükenmez.
  •  
  • Yolu ayak gider, akıl bulur.
  •  
  • Yol gösteren; önde gider, yalnız yürür.
  •  
  • Yol tozundan barut, keçiboynuzundan saçma olmaz.
  •  
  • Yosun tutan taş üstünde, ekin bitmez.
  •  
  • Yularından çekilen eşek ile izi belli yolda giden keçiyi takip etmek herkese kolay gelir.
  •  
  • Yüreğinin yolunu tutmayan, başarılı olamaz.
  •  
  • Yük taşıyan, aç kalmaz.
  •  
  • Yükü ağır olan eşek, ya pusar, ya hızlı gider.
  •  
  • Yükseğe çıkmak, insanın görüş açısını genişletir.
  •  
  • Yüksekten atılan taş, uzağa düşer.
  •  
  • Yüksekten korkan, yükseğe çıkmaz.
  •  
  • Yükselen ahlak ruhu, ruhta sahibini ölümsüzleştirir.
  •  
  • Yükselip olgunlaşan insanın, dünyadaki yalnızlığı artar.
  •  
  • Yürek; yiğitliğin de, mutluluğun da kaynağıdır.
  •  
  • Yürek için acı çekmek cesaret ister.
  •  
  • Yürekte yüz yıl yaşayan, toprakta bin yıl yaşar.
  •  
  • Yüreği güzel olmayanın gönül bahçesinde, gül yerine ot biter.
  •  
  • Yüreğinde şefkat ve merhamet duygusu olmayan kadın, doğursa da anne olmaz.
  •  
  • Yüreksiz akıl, bir hiçtir.
  •  
  • Yürümeyen ayak ilerlemez.
  •  
  • Yürümeyen ayak, düşünmeyen baş yorulmaz.
  •  
  • Yürüyecek hedefi olmayanın, atacak adımı olmaz.
  •  
  • Yüz kalbe, dil öze bağlıdır,
  •  
  • Yüz güzelliği karın değil, göz doyurur.
  •  
  • Yüzü güldüren başarı, gözü ağlatır.

 

  • Yüzü gülmeyen aşk, gözü ağlatır.
  • Yüzü gülenin kalbi, gözü gülenin ruhu sevinç içinde olur.
  •  
  • Yüzü güzel olanın saltanatı bir gün, kalbi güzel olanın saltanatı bir ömür sürer.
  •  
  • Yüzü güldüren varlık, ağlatan yokluktur.
  •  
  • Yüzümüz ne kadar değişirse değişsin, içten bakan göz bizim gözümüzdür. Onun için dışımız değişir. İçimiz değişmez.
  •  
  • Yüzümüzü değiştirmekle özümüzü değiştiremeyiz.
  •  
  • Yüzünü Allah’tan saklayıp gizleyecek hiç kimse yoktur.

 

 Cahit KARAÇ

Advertisements