B
• Babanın azarı çocuğu, çocuğun sevgisi babayı adam eder.
• Bahçelerdeki meyvelerin tadını çocuklar daha iyi bilir.
• Bağımsız olmayanın ne dini, ne de imanı olur.
• Bahtı bıçak kesmez.
• Bakmasını bilen göz; çelikten sert, kılıçtan keskindir.
• Bakmasını bilen göz, keskin kılıçtan daha çok korkutur.
• Baktığını ayırt etmeyen gönül sahibine, güzel çirkin fark etmez.
• Baktığını görmeyen akıl, gözün gördüğüne razı olur.
• Baktığını görmeyen göz, görmek istediği şeyi görür.
• Bal yapan arı, pisliğe konmaz.
• Balık oltayla avlanır, insan dille tavlanır.
• Başarı cesaret ister.
• Başarı ve mutsuzlukta en büyük engel, kişinin kendisidir.
• Başarının yarısı çalışmaksa, diğer yarısı da motivasyondur.
• Başarmak için önce düşünmek, sonra eyleme geçmek gerekir.
• Baş büyüdükçe derdi de büyür.
• Baş varken, ayaklar aranmaz.
• Başı değerli kılan içindeki akıldır.
• • Başı değerli kılan içindeki akıl, aklı değerli kılan içindeki düşüncedir.
• Başı gövde, gövdeyi baş taşır.
• Başı ya da karnı ağrıyanın öksürüğü davul çalmaya başlar.
• Başı lâf, karnı aş doyurur.
• Başı olgunlaştıran zaman, daha sonra olgunlaşan başı kullanmaya fırsat vermez.
• Başın tartısı dildir.
• Başkalarına verdiğimiz her şey sonunda bizimdir, iyiyse iyi, kötüyse kötü.
• Başkalarının hayal ve düşüncelerine yatırım yapmak dünyayı zenginleştirir.
• Başkasına güç yetiremeyenin gücü ancak kendine yeter.
• Başkasının aklıyla akıllı olunmaz.
• Başsız çivi kolay çakılır, zor çıkarılır.
• Başlangıcı sevgi olan aşkın, sonu hüzündür.
• Başarı ayağına gelmez, başarmak istiyorsan, başına bağlı ayaklarını, başarıya koşturmalısın.
• Başarı bir kişiliktir, zirvede durur, ulaşabilen gider oturur.
• Başarı bir kişiliktir, o da zirvede durur, yorulmadan koşup giden oturur.
• Başarı; fırsat ve emeğin talihle buluşmasıdır.
• Başarı, en çok fedakarlık edenin hakkı olduğundan, çalışıp kazananın sonunda elde edeceği bir olgunluktur.
• Başarı; hayatın başı ile sonu arasındaki farktır.
• Başarı; hedefe ulaşıncaya kadar koşmaktır.
• Başarı heves değil, nefes işidir.
• Başarı insanı yormaz, başarısızlık yorar.
• Başarı insana yorgunluk vermez, azmimizi artırırken, daha fazla gayret ve çaba sarf etme gücü verir.
• Başarı yorulanın değil, yorulmadan koşanındır.
• Başarı yürüyen ayaklar üzerinde, fedakarlıkla kazanılıp elde edilen olgunluktur.
• Başarı yürüyüp koşmaktır, yorulmadan yaşamaktır.
• Başarı; umudun, umut da akıp giden zamanın gerçeğidir.
• Başarının temelini yüreklilik oluşturur.
• Başarının sırrı, akıp giden zamanı hedefe varıncaya kadar iyi kullanmasını bilmektir.
• Başarının sırrı, her doğan yeni güne hükmetmektir.
• Başarının sırrı, zamanla yarışmayı bilmektir.
• Başarıya koşan yalnızlığa hazır olsun.
• Başarmak için zamana hükmetmek gerekir.
• Başı değerli kılan akıl, aklı değerli kılan yürektir.
• Başı olmayanın aşı olmaz.
• Başında aklı olmayanın aş, iş derdi olmaz.
• Başımız aklımızdan dolayı Allah’a, bedenimiz düşüncemizden dolayı bize aittir. Onun için başa hizmet eden yükselirken, bedene hizmet eden alçalır.
• Başın hayal ettiği yere ayaklar gitmezse, hayal başta yük kalır.
• Başında aklı olmayanın bilgisi az, karnı aç, inancı zayıf olur.
• Başında aklı olmayanın, sakalında akıl olmaz.
• Başkalarını küçülterek başarı kazanmak bizi yüceltmez, alçaltır.
• Başkalarının emeğini sömürerek yükselenin onuru olmaz.
• Başkalarının emeğini sömürerek yaşamaya alışan insanın hiçbir şeyden utancı olmaz.
• Barışı dil korur, dil sağlar.
• Barışın en etkin silahı dildir.
• Barışı sağlamak isteyen, düşmanını hepten yok etmez.
• Başarı; disipline edilmiş kalbe bağlı, akıl işidir.
• Başarı, şansa; kazanç, emeğe bağlıdır.
• Başarımızın büyüklüğü, yüreğimizde oluşturduğumuz inancın büyüklüğü ile orantılıdır.
• Başarının sırrı, şanstan ziyade, çalışıp kazanmaktadır.
• Başarının başlangıç noktasındaki ilk gücü, insanın kendi inancı oluşturur.
• Başarı, odaklanan ruhun ateş almasıdır.
• Baştan yukarı çalışan bir akıl, sahibini Allah’a ulaştırmak için yükseltip, yüceltirken, baştan aşağı doğru çalışan bir akıl ise sahibini kalbe, mideye, cinselliğe yönelterek nefsileştirip alçaltır.
• Bataklıkta dolaşan ayağına cayan çıyanın dolaşmasına razı olur.
• Batının inancı sevgiye değil, sömürüye dayalıdır.
• Bazen doğruluğa eğrilik, eğriliğe doğruluk gerekir.
• Bedeli ödenmeyen başarı, kalıcı olmaz.
• Beden gözüyle bakan sadece önünü, kalp (gönül) gözüyle bakan ise, her yönü görür.
• Beden ile ruh birlikte güzelleşmelidir. Yoksa birbirini taşıyamazlar.
• Bedeni nefis, ruhu akıl doyurur.
• Beden kaşla, ruh gözle, akıl dille konuşup söz söyler.
• Bedene sevgi, cana aşk gerekir.
• Beden sevgiyle, can aşkla yaşar.
• Bedeni körpe olanın, ruhu da körpedir.
• Bedeni körpe olanın ruhu da körpedir. Körpe beden ruhu, ruhta bedeni taşırken geliştirip olgunlaştırır. Birlikte başlayan bu yolculuğun sonunda gelişip olgunlaşan beden, (ölümsüz olan) ruhu taşıyamayacak hale geldiğinde ortaklığı bozarak geri toprağa dönüş yapar. Bedenden kurtulan ruhta aslına rücu etmek üzere hayat yolculuğuna devam eder. Bunun adı da olur: “ölüm”… Onun için insan, her gününü ölmek için yaşar.
• Bedeni ve ruhu besleyen şeyler yapı olarak birbirinden farklı olmalarına rağmen her ikisinin görevi de aynı bedene hizmet etmek olduğundan, her ikisi de her an birbirinden haberdardır. Her ikisi arasındaki bu iletişim, vücudun ölçü içerisinde dengeli yaşamasını sağlar. Her ikisinden birinin aşırılığı ise ölçüyü kaçırıp dengeyi bozacağından sahibine zarar verir.
• Bedeni, zevki sefa; ruhu, acı ile tatlı doyurur.
• Bedenin sana, sen dünyaya, dünya da sana emanettir.
• Bedenini çalıştıran sağlıklı, aklını çalıştıran huzurlu olur.
• Bedenini doyuranın ruhu, ruhunu doyuranın bedeni aç kalır. Bizim için önemli olan ise, beden doymuşluğu değil tokluğu, ruh tokluğu değil doymuşluğudur. Çünkü ruhunu doyuranlar olgunluk kazanıp yücelip yükselirler. Bedenini doyuranlar uyku kazanıp ölü gibi uyur kalırlar.
• Beddua eden, beddua alır.
• Beklemek korkaklık, yürümek cesarettir.
• Ben neysem sen o’sun, sen neysen ben de o’yum.
• Benliği zorlayan hırs, ruhu hasta yapar.
• Bencillik kalbi yorar, aklı çıkmaza sokar.
• Bencillik kalbi, cimrilik gönlü kör eder.
• Beni bana yabancılaştıran “ben” im dediğim nefsimdir.
• Benim aklımın aydınlığı, senin aklının karanlığı tarafından, senin aklının aydınlığı da benim aklımın karanlığı tarafından sürekli gölgelenip üstünün örtülmesiyle, insanlık aklının aydınlığa kavuşması engellenmektedir.
• Benlik duygusu, korku ve gururu oluşturur.
• Benlik ile suret arasındaki çekişme, insanın arlanma duygularını oluşturur. Oluşan bu duygular zamanla insanı alçaltıp yükseltir.
• Berbere gidenin başı değil, saçı kesilir.
• Beyni aydınlatan akıl, aklı aydınlatıp parlatan zekâdır.
• Bildiğini anlatan değil, satan kazanır.
• Bilen bildiğini, bilmeyen her şeyi eleştirir.
• Bilen bildiğini, bilmeyen hep kendini konuşur.
• Bilen bildiğini söylerken, bilmeyen her şeyi söyler.
• Bilen bildiğini söylemeli ki, bilmeyen bilmediğini öğrensin.
• Bilen bildiğini söylemeli ki, bilmeyen de bilmediğini öğrenmeli.
• Bilen söyler, bilmeyen sorar, öğrenir.
• Bilenler öğrenmeyi, bilmeyenler öğretmeyi severler.
• Bildiğin doğruları söyle ki; başkaları hata yaptığında, sen vebalde kalmayasın.
• Bildiğini söyleyen, vebalde kalmaz.
• Bilime ve paraya doyum olmaz.
• Bilgelik, düşünülmemişi düşünmektir.
• Bilgeliği akıl, olgunlaşmayı kalp sağlar.
• Bilgi aklın, başarı yüreğin işidir.
• Bilgi barışı, cehalet kargaşa ve şiddeti oluşturur.
• Bilip öğrenmeden, akıllı olunmaz.
• Bilgi akıl işidir, aklı olanın işine yarar.
• Bilgi güçtür, hayatı kolaylaştırır.
• Bilgi ile para birbirine çok benzer, her ikisi de çalışıp kazandıkça çoğalır.
• Bilgi özgüveni artırır.
• Bilgi; karanlıkta parlayan yıldız gibidir.
• Bilgi kuşkuyu artırır.
• Bilgi bilmeye yöneliktir, bilip Hak’a yönelmeyen eşektir.
• Bilgi, insanı başköşeye oturtur.
• Bilgi; insanı insan yaparken, farkındalık duygusunu da artırır.
• Bilgi, bilinmeyenin bilinmesidir.
• Bilgi edinmek eğitilmek değil, öğrenmektir. Çünkü bilgi akılla, eğitilmek inanan kalbin zaman içinde kazanıp elde edeceği alışkanlıkları yaşamasıyla olur.
• Bilgi ışıktır, karanlıkta parlar.
• Bilgi ışıktır, kullanıldıkça parlar.
• Bilgi, karanlıkta parlayan yıldıza benzer.
• Bilgi, karanlıkları aydınlatan ışıktır.
• Bilgi insanı büyütür.
• Bilgi; insanın saygınlığını artırır.
• Bilgi, insanın tüm duygularını oluşturup geliştirir.
• Bilgi para gibidir, kazandıkça artar.
• Bilginler sessiz kalıp cahiller konuşursa, herkes körelir.
• Bilgisi az olan, mütevazılıkta cahil cesareti gösterir.
• Bilgisi az olanın, cesareti çok olur.
• Bilgisi az olanın inancı zayıf olur.
• Bilgisi çok olanın, çevresi geniş olur.
• Bilgisi çok olan susar, az olan çok konuşur.
• Bilgisi olmayanın inancı da olmaz.
• Bilgisine uygun yaşamayanın, imanı zayıf olur.
• Bilgisiz edep işe yarasa da, edepsiz bilgi hiçbir işe yaramaz.
• Bilgisiz insan inansa da, inancına sahip çıkıp koruyamaz.
• Bilgisiz gidilen yol, karanlıktır.
• Bilgi ile parayı arayan insan, daima açtır.
• Bilgili insan suskunluğu ile de öğretir.
• Bilgin susunca, cahil konuşunca insanlar körelir.
• Bilmeden inandığını söyleyen cahildir. Ona hiç kimse inanmaz.
• Bilmediğini bilip öğrenmeyen, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemez.
• Bilmeyene sorulan soru cevapsız kalır. Onun için soran bildiğini okur.
• Bir çocuğun ölmesi, oluşacak olan yeni bir dünyanın yok olmasıdır.
• Bir çift gözün gördüğü sır, tüm kainatın sırrına eşittir.
• Bir delikten çıkan ses, iki delikten duyulur.
• Bir düşünceyle var olan insanlık, ikinci düşüncede vesveseyle zaafa düşer, yok olur.
• Bir gözle, iki kere bakmak, düşmanlığa neden olur. Onun için Allah, bizlere iki göz verip, bir kere bakmamızı istemiştir.
• Bir insan için akıl, en büyük güçtür. Ancak insanda yürek yoksa o akıl, bir hiçtir.
• Bir insana zarar vereceksen, önce ona yakın ol.
• Bir insanın korkusunu yenebilmesi için ona taze yürek verilmesi gerekir.
• Bir insan için acınmayı beklemek, en büyük onursuzluktur. Bu onursuzluğu hak etmiş olanlara acımak, toplumda zaaf yaratır. İnsanlık onurunun korunması için acıyıp zaaf göstermek yersizdir.
• Bir işi başarmak, düşünmekten daha zordur.
• Bir kalem, bir ormanın ateşinden daha çok yer aydınlatır.
• Bir konuşana, bin dinleyen gerekli.
• Bir kişi herkesi, herkeste o bir kişiyi aldatır.
• Bir şeye beden gözüyle bakan, baktığı şeyin sadece bir yüzünü, kalp gözüyle bakan iki yüzünü görür.
• Bir şeyi anlamak isteyene bir çift söz, görmek isteyene iki göz, bir işaret yeter.
• Bir şeyi cebinde saklayan kaybeder, aklında saklayan kaybetmez.
• Bir şeye değer verenin değeri, değer verdiği şey kadardır.
• Bir şeyin çekirdeği, o şeyin her şeyini içinde taşır.
• Bir şeyin çok yumuşak ve sert olanı istenilen şekil ve biçimi almaz.
• Bir şeyin hazzını alıp mutlu olmak için, önce o şeyin acısını çekmek gerekir.
• Bir şeyin kıymeti, yokluğunda ortaya çıkar.
• Bir şeyin tamı iyiyse, eksiği kötüdür.
• Bir şeyden kâr etmek isteyen, o bir şeyin katlanıp çoğalmasını bekler.
• Bir millet için en büyük tehlike; sen, ben ayrımıdır.
• Bir milleti hepten yok etmek isteyen, asla barışı sağlayamaz.
• Bir milletin şaha kalkması, o milletin adalet duygusuna bağlıdır.
• Bir öğün yemek ömür boyu tok tutmaz.
• Bir ufacık ilgiyi aşk, bir iki laf eden herkesi kendine dost bilme.
• Bir ülkede adalet yoksa o ülkede suçlu çoktur.
• Birbirini sevip, birbiri için can verenler kardeş olup, millet olmayı hak ederler.
• Birbirini anlamayan insanların beraberliği, hayvanların beraberliğine benzer.
• Birleştirip bütünleştirici olmayan düşünce, insanı sapkınlığa götürür.
• Birlikte ağlayıp gülmesini bilmeyenler, ne çekilen acının, ne de duyulan sevincin farkına varamazlar.
• Bitiremeyeceğimize inandığımız bir işe başlamak, başarısızlığı aşikâr kılar.
• Biz, bizi her gittiğimiz yere götürürüz.
• Biz eşeksek, yanımızdakinin insan olduğunu fark edemeyiz.
• Biz dileyip istemesini bilirsek, doğa bize her zaman hizmet etmeye hazırdır.
• Biz korktukça, karşımızdakinin gücü ve cesareti artar.
• Biz neysek huyumuz o, huyumuz neyse biz de o’yuz.
• Biz öğrenciysek, hayat öğretmendir.
• Biz; sindikçe, karşımızdaki büyür.
• Biz yaşadığımız dünyaya nasıl bakarsak, dünya da bize öyle bakar.
• Bizden yayılan koku bedenimizden gelir. Çünkü ruhumuz çürüyüp bozulup kokmaz; Çürüyüp bozulup kokan bedenimizdir. Onun da aslı topraktır. Onun için o, hem mis, hem pis kokar.
• Bize sormadan bizi yaşlandıran, gelip geçen yıllardır.
• Bize düşman olanlar, bizi anlamayanlardır.
• Bize ihtiyaçları kalmayan insanlar, zamanla sözümüzü daha az tutarlar.
• Bizi biz yapan bedenimiz değil, akıl ile kalbimizdir.
• Bizi bozan, hep bizden kötü olanlardır.
• Bizi içimizden gözetleyen göz, vicdandır.
• Bizi yargıç, yargıcı da vicdanı yargılar.
• Bize bu hayat, daha güzel olanı bulup yaşamamız için verilmiştir.
• Bize dost ya da düşman kazandıran kendi dilimizdir.
• Bize muhalefet edenlerin, muhalif olma sebebi, ya bizim onlara kendimizi düzgün ifade edemeyişimiz ya da onların bizi anlayamamalarındır.
• Bizi anlayanlar iyiyse, anlamayanlar kötüdür.
• Bizi biz çözeriz, bizden başkası bizi çözemez.
• Bizi dosta düşman, düşmana dost eden dilimizdir.
• Bizi utandırıp mahcup eden de, arsızlık ettirip yüzsüzleştiren de dilimizdir.
• Bizi bize dost edip, düşman eden dilimizdir.
• Bizi gittiğimiz her yerde bekleyip yalnız bırakmayan, sadece ecelimizdir. Onun için hiçbir yerde, hiçbir zaman tek başımıza yalnız değiliz.
• Bizi hakikate götürmeyen her tartışma dedikodudan ibarettir.
• Bizi; seven arkadaşımız, sevip anlayıp, güven verip güven duyan da dostumuzdur.
• Bizi yeterince tanımayanlar, görüp tanıyıp bildikleri kadarıyla bizlere birçok suret biçerler.
• Bizi yeterince tanımayanlar, bizi kılıktan kılığa sokarlar.
• Bizler için zaman mefhumu, ruhumuzun fiziksel varlığa bürünmesiyle başlar.
• Bizleri mutsuz eden, ihtiyacımızdan fazla isteklerimizin olmasıdır.
• Bizim için doğru olan, işe yarayan uzvumuzu yaradığı yerde doğru kullanmasını bilmek olmalıdır.
• Bizim varlığımızla var olup, yok olan mekan ve zaman varlıkların var olup yok olmalarını sağlayan iki ahbap çavuş gibidirler. Onun için mekan su yatağına, zaman da onun içinden akıp giden suya benzer.
• Bitmeyen yol olmaz, yeter ki, insan kusuru yolda değil, kendinde bulsun.
• Boğazdan geçmeyen lokma, mideye oturmaz.
• Boğazdan gelen can, boğazdan çıkar.
• Boka batanın yediğine bakılmaz.
• Boş duran insan, kendini yer bitirir.
• Boş düşünce ürün vermeyen tarlaya benzer, her ikisinin de kimseye faydası olmaz.
• Boş kafa güneşi ayı yıldızı olmayan gökyüzüne benzer.
• Boş kaygı ömrü tez tüketir.
• Boş vakti olan oturup ağlasın, aklından zoru olan da ayağa kalkıp oynasın.
• Boynuzunu arayan eşek, kulağından olur.
• Bu dünya ne senin, ne de benim. Hem senin, hem de benim.
• Bu dünyada bir el tutanın ahrette iki eli birden tutulur.
• Bu dünyanın iki efendisi vardır, bunlardan biri iyilik, biri de kötülüktür.
• Bu dünyanın üç büyük kötülüğü; rezalet, cehalet ve esarettir. Üç büyük iyiliği de asalet, bilgi ve hürriyettir.
• Bu dünyada kötülüğün efendisi karanlık, iyiliğin efendisi aydınlıktır.
• Bu dünyada insan, her an, her şeyi satın alabilecek zenginliğe ulaşabilir. Ama öldükten sonra kabrine gelebilecek bir tane de olsa dost denilen adamı hiç kimse satın alamaz. Dostu olamayan adamın ahlakından şüphe edilir. Çünkü hiç dostu olmayan adam, hem dünyanın hem de ahretin en fakiri sayılır.
• Bu dünyada gerçek olan her şeyin başlangıcını hayal oluşturmuştur.
• Bu dünyanın bir diğer adı, ikilik alemidir; İkilik aleminde her şeyin bir sonu var. Onun için yollar çift yönlüdür. Bu gün gelen yarın gider.
• Bu dünyadaki varlıklar ışığın gölgesiyseler asıl ışıktan oluşan gerçek varlıklarda fizik ötesi alemdekilerdir.
• Bu gün aklını yoran yarın Hak yanında dinlenir.
• Bu gün beni sana anlatan, yarın da gelir seni bana anlatır.
• Bugün bizi besleyip doyuran toprak, yarın olunca, o da bizden beslenip doyar.
• Bu gün toprak bizi, yarında biz toprağı besleriz.
• Bu güne kadar dünyanın en kaliteli kumaşından yapılan en güzel elbise, güzel ahlâktır. Giyenlerin üzerinde görünmeyen bu elbisenin varlığını giyen, değerini de bir tek Allah bilir.
• Bu gün insanlığın en büyük ayıbı, barışı söz ile arayıp sağlayacakları yerde, barut kokusunda arayıp sağlamayı tercih etmeleridir.
• Bu gün gölgelenen, yarın kararır. Kararmak istemeyen yüzünü güneşten çevirmez.
• Bu gün kendi gücünü kullanmasını bilmeyen, yarın başkasının gücüne boyun eğer.
• Bu gün, düşüncesinin esiri olan, yarın da inkarcısı olur.
• Bu gün öğrendiğinin üzerine yarın bir şey katmayan cahil kalır.
• Bu günden yarına dua almayanın ruhu, yarın olduğunda yalnızlık çeker.
• Bu günü yaşamaktan korkan, yarını hiç yaşayamaz.
• Bu günün sancısı, yarının ya acısı ya da tatlısı olur.
• Bu gün çekilen sancı giderilmezse, yarına acı olur.
• Bugünden yarına bilgisini taşıyan kazanır, öfkesini taşıyan kaybeder.
• Bu günün evreni anamız, dünyası biziz. Yarın da biz evren, çocuklarımız dünya olacak.
• Bu günün hayali, yarını oluşturur.
• Bu gün tohum atmayan, yarın çiçek yetiştiremez.
• Bu gün yarına, yarın da gelecek güne gebedir.
• Bulanık su balığa değil, avcıya yarar.
• Bütün dünya kurguya dayalı eylem üzeredir.
• Bütün sırlarımız öldüğümüz gün çözülüp ortaya dökülür.
• Büyük bulut çok yağmur, çok umut getirir.
• Büyük düşünceler büyük hayalleri, büyük hayaller de büyük gönülleri oluşturur.
• Büyük insanlar dağa, küçük insanlar toza benzer.
• Büyük insanın çocuktan farkı sadece oyuncaklarının büyük olmasıdır.
• Büyüklük cüssede değil yürektedir.
• Büyümek için küçülenin eşekten farkı yoktur.

30.07.2014
Cahit Karaç

Advertisements